Sınıf yönetimi, öğretmenin
sınıfta öğrenme için gerekli düzeni sağlamak üzere,
etkili bir ortam oluşturmak amacıyla yaptığı uygulamalar
ve izlediği stratejilerin tümüdür. Sınıfın fiziksel
ortamının düzenlenmesi ve sınıf alanının kullanılma
şekli sınıf yönetimini etkiler. Sınıf düzeninin sürekliliğini
sağlamak isteyen öğretmen, gerekli yapıları ve kuralları
dikkatlice tanımlamalı ve bunları öğrencilere öğretmelidir.
İstendik öğrenci davranışlarının oluşturulmasında ve
devamlılığında pekiştireçlerin önemi unutulmamalıdır.
İyi bir sınıf düzeninde
öğrenciler, kabul edilebilir sınırlar çerçevesinde,
ortamda gerçekleştirilen sınıf içi etkileşimlerde planlanan
uygulama programını izlerler. Düzen kurallara katı şekilde
uyulması ve öğrencinin pasif olması anlamına gelmez.
Sınıf düzeninde öğretmenin temel yönetim görevi, davranış
düzensizliklerini cezalandırmak ya da tek tek öğrencilerin
katılımlarını artırmak değil, sınıf için çalışır bir
sistem oluşturup bunun sürekliliğini sağlamaktır. "Öğretmenler
bazen sınıf düzenini bozan öğrencileri yöneticilere
bildirme eğilimindedirler. Bu durum, öğretmenin yetersizliğinin
bir sonucudur. Zaten yöneticiler de bu tip öğretmenlerle
ilgili olumlu duygular taşımazlar." Çünkü, sınıfta
düzeni sağlamak öğretmenin sorumluluğudur.
Öğretmen, zaman zaman
sınıf içinde uygunsuz davranışlarla karşı karşıya gelebilir.
Uygunsuz davranışlar, kabul edilebilir sosyal davranış
normlarına uymayan hareketlerdir. Bunlar, sınıfta bulunan
diğer öğrenciler üzerinde fiziksel ya da psikolojik
zararlar yaratır. Bazı durumlarda bu davranışlar öğretim
programının uygulanmasını kesintiye uğratan grupça uygunsuz
davranışlara da dönüşebilir. İster yalnızca bir öğrencinin
dersi dinlememe, etkinliklere katılmama, başka bir şeyle
uğraşma gibi bireysel uygunsuz davranışı olsun, ister
bir grup öğrencinin grupça yaptığı uygunsuz davranış
olsun, bunlar dersin hedeflerinin gerçekleşmesini engelleyen
istenmeyen davranışlardır.
Sınıfta sorun yaratan dört tür uygunsuz davranış:
Davranış bozukluğu:
Hırçınlık, uyumsuzluk vb. hareketlerdir. Bu
gruptaki öğrenciler çoğunlukla otoriteye uymaz. Zaman
zaman saldırgan olabilirler. Uyum sorunları: Yeni ya da farklı durumlara
ayak uydurmada güçlük çekmedir. Farklı gruplardan gelme
ya da kötü koşullarda yaşayan ailelerin çocukları bu
gruplarda yer alabilir. Olgun olmama: Sosyal ve bilişsel yeniliklere
uyum sağlayamama halidir. Bu gruptaki öğrencilerin dikkatleri
zayıftır ve okul çalışmalarına ilgileri azdır. Duygusal bozukluklar: Etkilere olumlu
ve kabul edilebilir tepki verememe halidir. Bu gruptaki
öğrenciler kızgın ve sinirlidir. Hiç beklenmedik durumlarda
stresli, saldırgan ya da korkaktırlar.
SINIFTA UYGGUN
OLMAYAN DAVRANIŞIN OLUŞMASINI ETKİLEYEN ETMENLER
ÖĞRETMENDEN
KAYNAKLANAN SEBEPLER;
Öğretmen çocuğun davranışlarına
uygun tepkiler vermiyorsa:Bir gün iyi dediği bir
davranışa ertesi gün iyi demiyorsa öğrenci geliştireceği
doğru davranışı saptayamaz.Kafası karışır.Öğretmen
ne istediğini açık ve net olarak anlatmalıdır.İyi
davranış ile kötü davranış arasındaki farkı ve sonuçlarını
öğrenci önceden bilmelidir.
Öğretmen doğru davranışı ödüllendirmiyorsa:Öğretmen
sınıf içi uygunsuz davranışları düzeltmek için gerekli
eleştiri ve yaptırımı nasıl uyguluyorsa ;uygun davranışları
da gözden kaçırmadan ödüllendirmeli ve taktirlerini
belirtmelidir.Çünki pekiştirme yalnız uygunsuz duruma
yapılırsa istenmeyen davranış kalıcı olur.
Öğretmenin istekleri yada beklentileri
öğrencinin yeteneklerine uygun değilse:Öğrenciye
yönelik öğretmen beklentileri çok yüksekse,öğrenci
yoğun bir baskı altında kaldığını hissedecek ve
bunun doğal sonucu olarak başarısızlık yaşayacaktır.Çok
düşük beklenti düzeyi de öğrencide dersten sıkılma,ödev
yapmama ve huzursuzluk davranışları gözlenmesine
neden olabilecektir.Bu nedenle beklenti düzeyi öğrenci
seviyesine uygun olmalıdır.
Öğretmen öğrencilerin bireyselliklerine
yeteri kadar hoşgörülü davranmıyorsa: Öğrenciler
de yetişkinler gibi kendi duygu ve düşüncelerini
dile getirmeyi isterler.Öğrencilerin birbirlerine
benzer tepkilerde bulunmalarını isteyen ve onların
farklılıklarına gerekli saygıyı göstermeyen yada
ödüllendirmeyen öğretmenlerine karşı öğrenciler
istenmeyen davranışlar sergilerler.
Öğretmen öğrencilerden istenen
davranışlara model olamıyorsa:Öğrenciler öğretmenlerinin
ve yüksek statüdeki arkadaşlarının davranışlarını
büyük ölçüde taklit ederler.Öğretmen bu nedenle
olumlu model olmalıdır.
Öğretmen sınıf içinde uygun
olmayan davranışları genelde ceza ile kontrol ediyorsa:
Öğretmenlerin bir kısmı sınıf içi olaylara ve kişilere
çok çabuk duygusal tepkiler vermeye eğilimlidirler.Kolayca
kızan ve bağıran bu öğretmenler sınıflarındaki en
ufak uygun olmayan davranışı bile ceza kullanarak
denetlemeye çalışırlar.Bu tutumda öğrencilerin davranışlarına
yansır ve istenmedik davranışlar ortaya çıkar.
ÖĞRENCİDEN
KAYNAKLANAN NEDENLER
Eğer öğrenci öğretmenine aşırı
bağımlıysa ;her çalışmasını öğretmene sorarak yada
göstererek yapıyorsa arkadaşlarının dikkatini dağıtır
ve sınıf atmosferini bozar.
Eğer öğrenci dikkatini toplamada
ve yoğunlaştırmada güçlük çekiyorsa
Eğer öğrenci başarılı olamadığı
durumlarda kolayca umutsuzluğa kapılıyorsa
Çalışmalarında savruk ve dağınıksa
Diğer arkadaşlarını çalışırken
rahatsız ediyorsa ve bölüyorsa
Eğer öğrenci okula,arkadaşlarına
ve öğretmenlerine karşı olumsuzsa
Öğrenci kişisel özbakım ve temizlik
alışkanlıklarını tam olarak geliştirmemişse
Öğrenci içine kapanık ve az
konuşan biri ise
Arkadaşları,okul ve öğretmenlerine
karşı saldırgan bir tutum içinde ise
Kendisini okul öğrenmelerine
karşı güdüleyemiyorsa istenmedik davranışlar ortaya
çıkacaktır.
Sınıflarında böyle öğrenciler
olan öğretmenlerin kendilerini istenmedik davranışların
değiştirilmesi konusunda eğitmesi gerekmektedir.
Ödül ve Ceza:
Çok sayıda araştırma, öğrenci davranışlarının
iyileştirilmesi, çalışmaların daha başarılı olması için
öğretmenlere övgü ve ödül kullanmalarını önermektedir.
Öğrencilerde olumsuz tutumlar oluşturan, öğretmenleri
ile ilişkilerini zedeleyen ceza olgusuna kıyasla övgü
ve ödülün daha olumlu olduğu görülmüştür. Araştırmalar,
cezanın yalnızca yanlış davranışı durdurmada etkili
olduğunu, olumlu davranış geliştirmede etkili olmadığını,
bunun yanısıra öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını
vurgulamaktadır.
Övgü ve ödül, hemen her düzeydeki
öğrencinin davranışlarını değiştirmede öğretmenler tarafından
kullanılır. Kaynaklar, başarı düzeyini yükseltmek isteyen
öğretmenlere övgü ve ödül kullanmalarını önermektedir.
Ancak, övgünün uygun biçimde verilmemesi bazı tehlikeler
yaratır. Övgüyü yerinde ve uygun kullanan öğretmenler
öğrencinin yaşını, durumunu, övgünün dozunu ayarlarken
özenlidirler ve övgüyü beden hareketleri ile destekleyerek
öğrenciye sunarlar. Öğrencilerin yaşları büyüdükçe,
sınıf içinde yapılan övgü, öğrencinin akranları ile
arasının açılmasına neden olabilir. Ödül kullanan öğretmenler
çok dikkatli olmalı, bir süre sonra etkileşimlerin bir
alış verişe dönüşmesine engel olacak önlemleri almalıdır.
Ödül olarak somut nesneleri değil, övgü niteliğindeki
pekiştireçleri kullanmalıdır.
Etkili öğretmenler, pekiştirme ve
ceza amacıyla göz kontrolü kullanırlar. Öğrenciler uygun
davranışlar sergilediğinde "onaylama ile bakarlar",
uygunsuz davrandıklarında ise "onaylamama bakışı"
kullanırlar. Bakışların abartılı olmayan baş ve yüz
hareketleri ile desteklenmesi yarar sağlar.
Sınıf Yönetimi İlkeleri:
Etkili bir sınıf yönetiminin ön koşulu;
alanda yeterlilik, üst düzey öğretim becerileri ve sınıf
yönetimi becerileridir. Sınıf yönetiminde başarılı olmak
isteyen öğretmenden, aşağıda belirlenen ilkelere uygun
davranışlar sergilemesi beklenir.
Öğrencilerinize karşı arkadaşça tutumlar geliştiriniz.
Eğer öğretmenle öğrenciler arasında güvene dayanan bir
ilişki varsa, sınıf yönetimi kolaylaşır. Başarılı sınıf
yönetiminin odak noktası, öğretmen-öğrenci ilişkisinin
niteliğidir. Öğrenciler sevdikleri öğretmenle işbirliği
yaparlar. Yetkin öğretmenler, öğrencilerin güvenini
kazanırlar.
Bazen disiplin sorunu yaratan öğrencilere karşı bile
olumlu tavır geliştiriniz.
Öğrenciler kendilerine değer veren öğretmenlerin sözlerini
dinler ve onlara saygı duyarlar. Öğrenciler, birey olarak
kabul edildikleri, duygularına ve görüşlerine değer
verildiği mesajını almalıdırlar.
Sınıf yönetimi konusunda mantıklı ve iyimser bir yaklaşım
geliştiriniz.
Etkili öğretmenler, sınıf yönetiminde yüksek standartta
davranışlara sahiptirler ve yeteneklerine güvenirler.
Sınıf yönetiminde zaman zaman sorunlar yaşasalar bile
uzun dönemde öğrencilerine olumlu davranışlar kazandırırlar.
Yönetimde yapıcı bir yaklaşım izlerler ve öğrencilerin
kendilerini saymaları konusunda iyimserdirler.
Kontrol yerine, önlemeye dayalı sınıf yönetimi uygulamaları
kullanınız.
Sınıf yönetiminin temel hedefi, öğrenmenin en az kesintiye
uğrayacağı düzenli bir ortam oluşturmaktır. Uygun davranışı
desteklemeyi amaçlayan sınıf yönetimine yönelik yapıcı
yaklaşımlar, her zaman, uygunsuz davranış sonrası yapılan
düzeltmelerden daha etkilidir. Öğrenciler ne tür davranışların
kabul gördüğünü bilmelidirler.
Uygun davranışa ilgi gösteriniz ve sınıfta iyi niyet
oluşturunuz.
Davranışı kontrol etmenin en iyi yolu, öğrenci yanıtlarının
olumlu yönlerine ilgi göstermektir.
Belli öğrencilere özel ilgi göstermekten sakınınız.
Öğrenciler sınıfta oluşan, adalet duygularını sarsan
uygulamalara karşı duyarlıdırlar.
Öğretimi en az kesinti ve en az gecikme olacak şekil
düzenleyiniz.
Öğrenciler anlamlı öğrenme etkinliklerinde bulunurlarsa,
istenmeyen davranışlar oluşmaz. Bunun sonucunda kesinti
ve gecikme azalır. İyi bir etkinlik planı öğrenciyi
anlamlı öğrenmelere yönlendirir.
Kesintiye yol açan uygulamalarınızı değiştiriniz.
Bazen istenmeyen davranış, zayıf öğretimin ya da öğretmenin
yanlış yönetiminin sonucu olarak ortaya çıkar.
Objektif, mantıklı ve uyumlu olunuz.
Olayları izleyiniz, biliniz; mantıklı, objektif ve ılımlı
olunuz. Olayları izleyemeyen öğretmenler bu özelliklere
sahip olamayabilirler. Bu özellikleriniz öğrencilerinize
de yansıyacaktır.
Dönem başında yönetim ilkelerinizi oluşturunuz.
Sınıfta uygulayacağınız ilkeleri öğrencilerle tartışınız.
Sınıf kuralları oluştururken öğrenci katılımı sağlayınız.
Öğretmen tarafından dikte edilen kurallar öğrencilerin
karşı koymasına yol açar. Öğrenci, belirlenmesinde katkıda
bulunduğu kuralları benimser, onlara uymaya özen gösterir.
Sınıf kurallarının nedenlerini açıklayınız.
Öğrenciler, nasıl davranmaları gerektiğini bilmekten
öte, niçin böyle davranmaları gerektiğini bilmek isterler.
Bu kuralların uygun öğrenme ortamı oluşturmadaki işlevlerini
görmeleri önemlidir.
Olabildiğince az kural koyunuz ve bu kuralları herkesin
anlayacağı şekilde belirtiniz.
Kuralların çok ve anlaşılmaz olması karışıklık yaratır.
Fazla sayıda kural, bazılarının gözardı edilmesine neden
olur.
Kurallara uyan öğrencilere olumlu pekiştireç veriniz.
Uygun davranışlar gösteren öğrenciler övülmeli, küçük
sapmalar görmezden gelinmelidir.
Öğrenci üzerine değil, kabul edilmeyen davranış üzerine
odaklaşınız.
Öğrenciler kabul edilmeyenin kişisel özellikleri değil
de davranışları olduğunu anlamalıdırlar. Öğretmenin,
kendilerini kabul etmediği biri olarak görmediğini algılamalıdırlar.
Uygunsuz davranışın olumsuz boyutlarını açıklayınız.
Öğrencilere bu tür davranışlarının sonucunda oluşacak
bireysel zararlar, düzensizlikler ve öğretimin kesintiye
uğrayabileceği anlatılmalıdır. Bu anlatım kısa ve açık
olmalıdır. Uygunsuz davranışın sonuçları abartılmadan,
tehdit içermeden belirtilmelidir.
İlgi çekmeye yönelik küçük yanlışları gözardı ediniz.
Söz almadan konuşma, arkadaşlarının sözünü kesme gibi
küçük uygunsuz davranışlar genellikle ilgi çekmek için
yapılır. Öğrencinin bu tür davranışlarına ilgi gösterilmediğinde
bu yanlışlar azalır.
Öğrencileri ceza ile tehdit etmeyiniz.
Tehdit ve uyarılar her zaman inatlaşma, düşmanlık ve
direnme yaratır. Öğretmen tehdit ettiğinde öğrenciler,
öğretmenin ortamı kontrol edemediğini anlar.
Öğrencilerle asla alay etmeyiniz.
Bir öğretmenin öğrencilerle alay etmesi, öğrenciler
tarafından kişisel statülerine saldırı olarak görülür
ve düşmanlık ya da asilik yaratır. Öğretmeni adil olmayan
biri olarak görürler ve uygunsuz davranışlarının sorumluluğunu
üstlenmeyi reddederler. Alay, olumsuz bir değerlendirme
şeklidir ve uzun dönemde öğrencilerin benlik tasarımlarını
yaralayıcı etkiler yapar.
Olumsuz eleştiriden kaçınınız.
Bazı öğretmenler öğrencileri kontrol altında tutma amacıyla
olumsuz eleştiriyi kullanırlar. Bazıları da öğretimin
başarısızlığını örtmek amacıyla olumsuz eleştiriye başvururlar.
Öğrenciler sürekli olarak sınıf kurallarını bozuyorsa
açıklamalar yapma yolu seçilmelidir.
Öğrencileri etiketlemeyiniz.
Öğretmenler bazen "geç öğrenen", "problemli"
gibi terimlerle öğrencileri etiketleme yoluna giderler.
Bu adlandırmaları kullanan öğretmenler, öğrencinin benlik
kavramını olumsuz etkilemektedir. Bazı öğrencileri "iyi
öğrenci" olarak etiketlemek de, diğer öğrencileri
zedeleme açısından en az kötü olarak etiketlemek kadar
zararlıdır.
Uygunsuz davranışı, özel toplantı ya da danışma yoluyla
düzeltmeye çalışınız.
Yetkin öğretmenler, öğrencilerle zıtlaşmaya yol açacak
durumları yaratmaktan kaçınırlar. Eğer öğrencinin uygunsuz
davranışı, diğer öğrencilerin önünde olumsuz olarak
yargılanmışsa, öğrenci savunmaya geçebilir. Öğretmen
öğrenci ile özel olarak konuşursa, öğrenci davranışlarını
değerlendirmede daha objektif olur; öğrenci, öğretmenin
önerilerine olumlu yanıtlar verir.
Öğrenciyi cezalandırmaktan kaçınınız.
Öğrenciler ceza veren öğretmene düşmanlık besler, bu
da öğretmen öğrenci ilişkilerini zedeler. Ceza veren
kişi hırçınlık modeli haline gelebilir. Bu pozisyon,
öğretmenin sınıf yönetimini engeller. Kabul edilmeyen
davranışı yok etmek için; görmezden gelme, geri çekilme
ya da biraz uygun olan türdeki davranışını pekiştirme
yoluna gidilebilir.
Normal yönetim yollarını izleyerek sorunu çözemiyorsanız
uzman personelden yardım isteyiniz.
Öğretmenler sınıfta sürekli olarak dersi kesintiye uğratan
öğrencilere sınıf yönetimi ilkelerini uyguladıkları
halde, sorunla baş edemiyorlarsa okul rehber öğretmeninden,
yöneticide ya da yetkinliği kabul görmüş bir meslektaşından
yardım alabilirler.
Ana babalarla, yöneticilerle, rehber öğretmenlerle iş
birliği yapınız.
Gerekiyorsa sınıf düzenini sürekli bozan öğrenciler
için ana babalarla, yöneticilerle, rehber öğretmenlerle
iş birliği yaparak bu çocuklar için alternatif etkinlikler
planlayınız.
İyi Bir Sınıf Düzenlemesinin Temel Faktörleri:
Sınıfın iyi düzenlenmesi, öğrencilerin bu gereksinimlerinin
karşılanabilmesini sağlar. Etkili sınıf yönetimi konusunda
yapılan çalışmalar, iyi bir sınıf düzenlemesinin dört
temel anahtarı olduğunu vurgulamaktadır (Emmer ve diğerleri.
1994. Aktaran: Gözütok, 2000). Bunlar:
Trafiği yoğun alanlar rahatlatılmalıdır.
Öğretmen masası, öğrenci sıraları, kapı, kalem açacağının
bulunduğu yer, kitaplık ya da öğretim materyallerinin
bulunduğu yerler trafiği yoğun alanlardır. Bu alanlar
olabildiğince birbirinden uzak planlanmalıdır.
Öğretmen bütün öğrencileri kolayca görmelidir.
Öğrenciler sıralarında çalışırken, öğretmen sunu ya
da gösterim yaparken bütün öğrencilerini kolayca görebilmeli
ve onlarla göz bağıntısı kurabilmelidir. Böylece öğretmen,
desteğe gereksinim duyan öğrenciye kolayca ulaşabilecektir.
Öğretmenin öğrenciyi kolayca görebilmesi, etkili sınıf
yönetiminde büyük bir adımın atılması demektir.
Sık kullanılan materyallere kolay ulaşılmalıdır.
Öğretmen ya da öğrencilerin sıkça kullandığı materyallere
kolayca ulaşılması, planlanan etkinliğin zamanında başlayıp
bitirilmesini sağlar.
Öğrenciler öğretimsel sunumları rahatlıkla görebilmelidir.
Öğrenciler sıra ya da sandalyelerini çevirmeden, arkaya
ya da yana dönmeden, yerlerinde otururlarken öğretmenin
sunumunu, tahtayı, haritayı, tepegözü ya da kullanılan
başka bir aracı rahatlıkla görebilmeli ve izleyebilmelidirler.
Bu dört anahtar noktaya dikkat ederek sınıfını düzenleyen
öğretmen, etkili sınıf yönetimi için altyapıyı oluşturmuş
demektir. Öğretmen, sınıf alanını nasıl kullanacağını
planlarken öncelikle sunumu hangi nokta ya da noktalardan
yapacağına karar vermelidir. Öğretmen sınıfı incelemeli,
sözel ya da görsel sunumların nerelerden yapılırsa daha
etkili olacağını düşünmeli ve karar vermelidir. Öğretme
masasının, öğretmenin yüzünün öğrencilerin yüzlerine
dönük olacak şekilde sınıfın önünde ya da yana doğru
yerleştirilmesi gerekir. Öğretmen masasının sıralara
yakın olması, öğrencileri izlemede kolaylık sağlar.
Ancak, bu durum masada öğrencilerle bireysel çalışma
yapılırken, yakındaki öğrencilerin dikkatlerinin dağılmasına
da neden olabilir. Öğretmen masası ile öğrenci sıraları
arasındaki uzaklığı öğretmen; çalışma yöntemlerine,
öğrenci sayısına, sınıfın büyüklüğüne göre ayarlamalıdır.
Sınıf içi oturma düzeni, öğretimin sonuçlarını etkileyen
çok öner bir faktördür. Öğrenciler gruplar halinde mi,
U ya da V şeklinde mi, yoksa arka arkaya dizilmiş sıralar
biçiminde mi oturacak? Öncelikle buna karar verilmelidir.
Öğretimin konusu ve kullanılacak öğretim yöntemine göre
sınıf oturma düzeni değiştirilmelidir. Öğrencinin sınıfın
neresinde oturduğu ders süresince etkileşimlerini etkilemektedir.
Öğrencinin sınıf içi etkileşimleri ise, onun ne öğrendiği
anlamına gelmektedir. Yapılan araştırmalar; arka arkaya
dizilmiş sıra düzeninde; ilgili öğrencilerin öğretmene
yakın sıralarda, kaçmaya; yatkın öğrencilerin kapıya
yakın sıralarda, öğrenme isteğinde olan öğrencilerin
ön sıralarda, kendine güvenmeyen ve ilgisiz öğrenciler
arka sıralarda ve pencere kenarlarında oturduklarını
ortaya koymuştur.
Sıraların sınıfta yerleştirilme biçimlerinin eğitim
etkileşimlerine getirileri ve götürüleri vardır. Arka
arkaya dizilen sıralarda oturan öğrencilerin bulunduğu
sınıfta, sınıf yönetimi daha kolay, fakat öğrenci sosyalleşmesi
daha azdır. Küme, çember, U ya da V şeklinde yerleştirilmiş
sınıflarda ise öğrenci sosyalleşmesi daha fazla, ancak
sınıf yönetimi daha zor olmaktadır. Sınıfta öğrencilerin
oturtulma biçimi yalnızca bir düzen değil, aynı zamanda
öğrencilerin bilgiye, öğrenmeye ve birbirlerine karşı
konum alışlarıdır. Bu nedenle öğretmen öğretilecek konuyu,
kullanılacak öğretim yöntemlerini dikkate alarak sınıfının
yerleşim düzenini yapılandırmalıdır.
Etkili öğretmen davranışları ile ilgili olarak uygulamalı
bir yaklaşımı benimseyen Fontana etkili sınıf yönetimi
için öğretmenlerin uygulamaları gereken temel kuralları
şöyle özetlemektedir:
Etkili Sınıf Yönetimi İçin
Öneriler
• Dakik olun: Çoğu
sınıf problemleri öğretmenin sınıfa geç gelmesi ile
başlar. Derse zamanında gelmeniz öğrenciyi ve dersi
önemsediğiniz görüntüsünü verir. • İyi hazırlanın: Derse iyi hazırlanmak
öğretim hedeflerine ulaşmak için önemlidir. Öğrenci
öğrenmek için oradadır. Öğrenme hedeflerine ulaşılması
sizin derse etkili bir biçimde hazır olmanıza bağlıdır. • Hızlı bir şekilde derse başlayın:
Öğrencilerin dikkatini ve katılımlarını sağlayacak yöntemlerle
başlayarak derse hızlı ve kararlı bir başlangıç yapın. • Tüm sınıfın katılımı konusunda ısrarcı olun:
Konuyu açıklamaya başlamadan tüm sınıfın dikkatini derse
toplayın. • Sesinizi etkili bir biçimde kullanın:
Ses, öğretmenin sınıfla olan etkileşiminde en önemli
öğedir. Sesini etkili kullanan bir öğretmenin öğrencinin
dikkatini toplamada, sesini etkili kullanamayan bir
öğretmene nazaran daha avantajlıdır. • Karışıklıklarla uğraşabilmek için açık stratejileriniz
olsun: Beklenmeyen bir durumda nasıl davranılacağı
bilinirse sorunlar kolayca halledilebilir. • Karşılaştırma yapmaktan kaçının:
Öğrenci performansları hakkında karşılaştırma yapmak
sınıfta bölünmelere neden olabilir. Düşük performanslı
öğrencilerin tamamen kaybedilmesine yol açabilir. • Verdiğiniz sözleri tutmaya dikkat edin:
Verilen sözlerin tutulmaması sınıfta güveni zedeleyebilir. • Sınıfı amacına uygun bir biçimde organize
edin: Oturma düzeni, araç ve gereçlerin uygun
bir biçimde yerleştirilmesi iyi bir organizasyon için
gereklidir. • Öğrencilerin problemleri ile ilgilenin:
Öğrencinin ders içi ve ders dışından kaynaklanan problemleri
ile ilgilenmek öğrencinin derse katılımını artırabilir.
Etkili öğretmenlerin sınıf içi davranışları
değerlendirildiğinde yönetim açısından liderlik özellikleri
gösterdiği, duygusal yönden ise öğrencilere yakın duran,
onların sınıf içi ve sınıf dışındaki sorunlarına eğilen
bir yol izlediği söylenebilir.